kutsal mekan Şarköy'de geçen olaylardan biri. annem ile Çanakkale şehitliğe gittik. bir otobüs dolusu amca ve teyze arasında nasıl bir hata yaptığımı tekrar ama tekrar düşünüyordum. Her yeri gezdik. Konusuna gayet hakim bir rehber tarafından gezdirildik. Nihayetinde hediyelik eşya bölümünde durduk. Ivır zıvırlara bakarken benimle aynı kaderi paylaşan ama bundan zerre rahatsızlık duymayan almancı akranım geldi yanıma. 'Merhaba! Ben Emre. Tanışabilir miyiz?' İyi Elif bende..... Yol boyunca annemin ısrarlarıyla alınıp verilen telefon numaraları sonucunda gece beni aradı. Buluşalım mı?
Saat 22:30 civarı Özge ve ben buluştuk. Top sahasının önünde her zaman ki gibi içmeye başladık. Ve o yanımıza geldi. Sıkıntıdan Özge ile baygınlık geçirmek üzereydik. Sonunda araya girip 'bak Emre ben bi oyun biliyorum. Herkes sırayla Ben Hiç ile başlayan bir olumsuz cümle kuruyor. eğer bu cümledekini yaptıysan içiyorsun. örnek olarak ben hiç osurmadım. osurduysan içersin. anladın?' anlamadı.... Ve 1 saat daha anlamamak için direndi. sonunda vazgeçip Doğruluk/cesaret oyununu oynadık ve inanın bana bu öpüşmek için değildi. Şişenin ucu bana geldi ve soran emreydi. Tabi ki doğruluk dedim. Benimle çıkar mısın? dedi. oğlum cesaret demedim ki...... 'peki ozaman benimle çıkar mıydın?' Aslaaaaaaaaaaaaaaa.......
oyun sırasında gördüğüm tek şey Özge'nin yarılan sıfatıydı. Özge çevirdi ucu Emreye geldi. cesaret dedi. Özge 'koş şu kayığın içinde fiki fiki diye bağır' dedi. Mal koşup atladı tekneye ve teknenin tahtası kırıldı düştü! bir süre görünmedi. ahahahaha diye yarılırken 'Ben iyim beni merak etmeyin' diye bağırdı. Özge ile gözgöze geldik.(ziv ziv) Akabinde 'Fikiiiiiiiiiii fikiiiiiiiiiiiii' diye höykürmeye başladı. Allahım gözümden yaş geldi resmen. Karşı siteden bir amca çıkıp 'Noluyo len! ne böğrüyorsun kuyruğuna basılmış dana gibi. Gece gece azdın mı?' gibisinden bağırmaya başladı. Artık gülmelerimiz içimizde patlıyordu ve gözlerimizden kova kova su akıyordu. koşa koşa geri geldi. Gözlerinde Haksız bir başarı parıltısı vardı ve açıkça takdir bekliyordu. Sonunda Özge dayanamadı ve 'Emre sen bir karşı kıyıya yüzüp gelsene' dedi. Bu açıkça olmasada sktr git demekti. Ama Emre bunuda anlamadı ve 'tamam ben giderim Elif sende arkamda gözlerin yaşlı bana mendil sallarsın' dedi. O gece olaysız dağıldık. Daha doğrusu olaysız ordan sıvıştık. Bir daha da onu görmedim. Allahtan!
ağzımdan çayı püskürttüm hahahahahahahahahahahahah
YanıtlaSil