24 Temmuz 2013 Çarşamba

Hint fantezisi

Delhi. Çoğu insan için merak edilen bir yerdir. Benim deliye 2. Gelişim ama hala gezme fırsatı bulamadım. Sadece uyumak ve duş almak için vaktim var. Bir otel odasında kalıyorum. Ülkenin genelinde olduğu gibi odamda da kekremsi bir koku var. Oda bir cam ile ayrılıyor. Öyle puslu bir camda degil. Camla ayrılan bölge odanın banyosu. Duş alırken de başka ihtiyaçları görürken de odanın tamamını izleyebiliyorsunuz. Duş alan seksi avratları yatağın içinde bir el uckurda rahatça izleyebilirsiniz. Yada klozete oturmuş bir şekilde partnerinizle göz göze gelebilirsiniz. Odada tek olmama rağmen huzursuz oluyorum yahu. Insan puslu yapar bari camı.  Bide odanın diğer ucunda ayna var. Partner olmasada narsistçe kendinizi dikizleyebilirsiniz.  Hey allahım

22 Temmuz 2013 Pazartesi

vol 2 ( Biz bir çift değiliz)

Neden bilmem ama ismini saklıcam :) x diyelim. Yıl 2005 yer bakırköy.  x le orda tanistim. Ancak allah ona tip konusunda pek acimamis.  beni msn den ekledi. Kutsal mekan şarköy de manadağında oturmuş internette takılırken yazmaya başladı bana ilk.
Gelecek haftada doğum günüymüş ve bana doğum gününü geçirmek için sarkoyun ideal bir yer olup olmadığını sordu. Tam bir şarköy tutkunu olan ben anında atlayarak şarköy övmelerine başladım. Aradan geçen 1-2 gün sonra  bana Msj geldi. "Sarkoyde meydandayim.  Gelsene" doğum günü olan bu insanı kırmayıp gittim. Yanında yaveri meydanda sap gibi bekliyorlardı. Yanlarına gittiğimde beni yaverine "bak bu benim sevgilimelif. TTanıştırayım" dedi. Anammmm! ? Ihtimal yok...  yaverinin yanında bozmadim ancak hayatımdan 1 yıl çalındı o dakika.
Istanbula döndüm ilk işim durumu tartışmak olacaktı. Ama ne mümkün.  Tanıştırıldığım insan sayısı arttıkça kesip atması zorlaştı.
Günlerden birgün taketti canıma ve aldım karşıma. Dedim bak x ciğim biz bir çift değiliz , arkadas bile değiliz buna son ver. Nerden çıkardın sevgili oldugumuzu?
Aldığım cevap ise " ben sana sarkoye geleyim mi diye sordum evet dedin" oldu. Eee? Eesi çıkma teklifime evet dedin yani.... aman yarabbi skandal!? Izah ettiğim herşeyi reddetti.  Biz bir çift değiliz dedikçe iliskimize zarar veriyorusun dedi. En sonu da çözümü ayrılalım demekte buldum. Böylece hiç sevgilim olmayan adamdan ayrıldım.
Burda bitti demeyi isterdim ancak bitmedi. Barışalım diye msn imi hackledi.  Bunu yapan adam neredeyse 30 yaşında ama ruhu ergen. Tuylerimi diken diken yapan bu adamı bir daha görmemek adına msn adresinden bile vazgeçtim. Hala adı bile aklıma geldiğinde küçük bir ürperme alıyor beni...

21 Temmuz 2013 Pazar

vol 1 (fikiiiiii fikiiiiii)

kutsal mekan Şarköy'de geçen olaylardan biri. annem ile Çanakkale şehitliğe gittik. bir otobüs dolusu amca ve teyze arasında nasıl bir hata yaptığımı tekrar ama tekrar düşünüyordum. Her yeri gezdik. Konusuna gayet hakim bir rehber tarafından gezdirildik. Nihayetinde hediyelik eşya bölümünde durduk. Ivır zıvırlara bakarken benimle aynı kaderi paylaşan ama bundan zerre rahatsızlık duymayan almancı akranım geldi yanıma. 'Merhaba! Ben Emre. Tanışabilir miyiz?' İyi Elif bende..... Yol boyunca annemin ısrarlarıyla alınıp verilen telefon numaraları sonucunda gece beni aradı. Buluşalım mı?
Saat 22:30 civarı Özge ve ben buluştuk. Top sahasının önünde her zaman ki gibi içmeye başladık. Ve o yanımıza geldi. Sıkıntıdan Özge ile baygınlık geçirmek üzereydik. Sonunda araya girip 'bak Emre ben bi oyun biliyorum. Herkes sırayla Ben Hiç ile başlayan bir olumsuz cümle kuruyor. eğer bu cümledekini yaptıysan içiyorsun. örnek olarak ben hiç osurmadım. osurduysan içersin. anladın?' anlamadı.... Ve 1 saat daha anlamamak için direndi. sonunda vazgeçip Doğruluk/cesaret oyununu oynadık ve inanın bana bu öpüşmek için değildi. Şişenin ucu bana geldi ve soran emreydi. Tabi ki doğruluk dedim. Benimle çıkar mısın? dedi. oğlum cesaret demedim ki...... 'peki ozaman benimle çıkar mıydın?' Aslaaaaaaaaaaaaaaa.......
oyun sırasında gördüğüm tek şey Özge'nin yarılan sıfatıydı. Özge çevirdi ucu Emreye geldi. cesaret dedi. Özge 'koş şu kayığın içinde fiki fiki diye bağır' dedi. Mal koşup atladı tekneye ve teknenin tahtası kırıldı düştü! bir süre görünmedi. ahahahaha diye yarılırken 'Ben iyim beni merak etmeyin' diye bağırdı. Özge ile gözgöze geldik.(ziv ziv) Akabinde 'Fikiiiiiiiiiii fikiiiiiiiiiiiii' diye höykürmeye başladı. Allahım gözümden yaş geldi resmen. Karşı siteden bir amca çıkıp 'Noluyo len! ne böğrüyorsun kuyruğuna basılmış dana gibi. Gece gece azdın mı?' gibisinden bağırmaya başladı. Artık gülmelerimiz içimizde patlıyordu ve gözlerimizden kova kova su akıyordu. koşa koşa geri geldi. Gözlerinde Haksız bir başarı parıltısı vardı ve açıkça takdir bekliyordu. Sonunda Özge dayanamadı ve 'Emre sen bir karşı kıyıya yüzüp gelsene' dedi. Bu açıkça olmasada sktr git demekti. Ama Emre bunuda anlamadı ve 'tamam ben giderim Elif sende arkamda gözlerin yaşlı bana mendil sallarsın' dedi. O gece olaysız dağıldık. Daha doğrusu olaysız ordan sıvıştık. Bir daha da onu görmedim. Allahtan!

adeta bir teyze gibi

şu blog işine girmeye çalışmam beni hayattan soğuttu diyebilirim.... 2 tane blog yazdım laptop elime geçti diye sevinirken birde baktım ki yazdıklarım yok... teknoloji karşısında boyun eğiyor ve zaten hiç yerim olmayan bu dünyadan çekiliyorum... şaka şaka :D 3-5 tane hesap açmışım sanırsam... azimliyim gerekirse hepsine yazarım... şimdilik çavv